VATAN

15.08.2016

"Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır” der meşhur şiirinde Mithat Cemal. Elbette yaşamak ve yaşatmak en güzeli fakat başka bir çıkış yolu kalmamışsa, uğruna ölünmeyen bir toprak parçasının da "vatan” olabilmesi mümkün olamaz.

15 Temmuz günü Milletin iradesini yok sayanlara, o iradeyi tanklarla ezip geçmek isteyenlere, milletin iradesini aşağılayanlara yine MİLLET tarihi bir karşılık verdi. Şehit oldu, gazi oldu ama onurunu çiğnetmedi.


Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi milletimizle ne kadar iftihar etsek azdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde milletimiz, tarihe karanlık sayfalar olarak geçecek alçakça bir isyanı püskürtüp, tarihe altın harflerle yazılacak bir zafere dönüştürdü.

Milletimiz dünyaya örnek olacak şekilde vatanını koruma sınavını başarıyla vermiştir. Tehlikenin bu aşamaya kadar gelmesinin sebepleri araştırılmalı; devletimiz ve büyüklerimiz bu olaydan ders çıkarmalıdır.


Biz üzerimize düşen vazifeler için hazırız. Demokrasi nöbetini hiçbir zaman terk etmeyeceğiz. Milletimize büyük geçmiş olsun.

Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ülke olarak çok şanslıyız, zorbalığa boyun eğmeyen ve milletinin yanında olan bir Cumhurbaşkanımız var. Kendisine uzun ömürler diliyorum.


Sektörümüzle ilgili birkaç hususu da sizinle paylaşmak isterim;


Bazı sektörlerde pazara hakim gruplar ve STK’lar vardır. Devlet yönetiminde kanun ve yönetmeliklerde değişiklik veya yeniden yapılandırma yapılırken bu grup ve STK’ların fikirleri mutlaka alınmalı. Yetkili ve güçlü olmak bazen doğru yönetim için yeterli değildir.

Bugün devletin arızalı olan yerleri tamir olmuştur; tam bir bütünlük içindeyiz. Bunun devamını da karşıdakileri muhatap alıp dinleyerek, yapılacak çalışmalar hakkında onlarında fikirlerini alarak getirmeliyiz. Doğruya ulaşmanın yollarından biri de sağlıklı bir iletişimdir. Kurumlar muhataplarını dışlarsa, başka yollara başvurabilir, karanlık güçlerin hizmetine girebilir.


Yerli üreticiler olarak 2004’den günümüze kadar devletimize önemli katma değerler sağladık. 90’lı yıllarda belgeli üretici sayımız 10’u, toplam üretici sayımız 100’ü bulmuyordu. Bugün yerli üretim belgesi alan firma sayımız 500’ü, toplamda 1000’e yaklaştı. Bunu başta sayın Cumhurbaşkanımıza ve sanayi bakanlarımız Ali Coşkun, Nihat Ergün, Fikri Işık, Çalışma Bakanı Murat Başesgioglu, (SSK protokollerini iptalinde bana çok büyük destek olmuştur) Faruk Çelik, Ömer Dinçer,e GSS Genel Müdürü Hasan Çağıl’a SGK başkanı Birol Aydemir’e Ekonomi ve Kalkınma bakanlıklarına ihracat destekleri ve kalkınma desteklerinden dolayı teşekkür ederim.


Sağlık Bakanımız Sayın Recep Akdağ’a bizi Avrupa uyum yasaları çerçevesinde hazırlayıp ihracatımıza olumlu katkısı büyük olmuştur. İnovatif ve teknolojik ürün kullanımına yönelik 7 yıl alım garantili kanun çalışmasında emeği geçen başta Müsteşar Yardımcımız Hüseyin Çelik olmak üzere herkese teşekkür ederim. Yerli ürün kullanan hekimlerimize de bilinçli vatandaşlık görevini yerine getirdiklerinden dolayı sonsuz şükranlarımı sunarım.


Özgürken özgürlüğün kıymetini, sağlıklıyken sağlığın kıymetini, varlıklıyken varlığın kıymetini bilelim


Mustafa Daşcı


Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir