Tıp derneklerinden “sepsis” için güçbirliği

13.09.2018

Dünyada her üç saniyede bir kişinin ölümüne yol açan, büyük oranda hastanede yatan hastalarda gelişen sepsis, aynı sıklıkta olmasa da hastane dışında da gelişebiliyor. Yoğun bakım ünitelerinde en önemli ölüm nedeni olan sepsisin görülme sıklığı ise son 20 yılda %140 oranında artmış durumda.

Sepsis, vücudun enfeksiyona karşı geliştirmiş olduğu kontrolsüz ve abartılı yanıt sonucunda kendi doku ve organlarına zarar vermeye başlamasıyla ortaya çıkan, bağışıklık sisteminin çökmesine yol açabilen, erken tanı konulup tedavi edilmezse ölümcül seyredebilen klinik bir tablo.

Sıklığı, tüm dünyada özellikle de gelişmekte olan ülkelerde her geçen gün artan sepsis, sağlık alanındaki gelişmelere rağmen öncelikli halk sağlığı sorunu olarak gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Yaş, cinsiyet ve sosyo-ekonomik durumdan bağımsız olarak herkeste görülebilen sepsis, her yıl 30 milyondan fazla kişiyi etkiliyor ve 8 milyona yakın ölüme yol açıyor.

Türk Yoğun Bakım Derneği 13 Eylül Dünya Sepsis Günü nedeniyle, hızla artan sepsis oranlarına dikkat çekmek için; Türk Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği ile ortak bir deklarasyona imza attı.
 
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti YK Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özyurt, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği adına Prof. Dr. Güner Söyletir, Türk Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği Başkanı Prof. Dr. Halis Akalın ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği adına Prof. Dr. Serhat Ünal’ın katılımlarıyla İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında; toplumsal hijyen alışkanlıkları, sepsisin tanınması ve tedavisindeki zamanın önemi, tedavi verimi için farklı tıp disiplinlerinin birlikte çalışması, antibiyotiklerin akılcı kullanımı, sağlık okuryazarlığının tüm toplum nezdinde arttırılması ve hızla artarak kırmızı alarm veren sepsise karşı kamuoyunun bilinçlenmesi konularına yer verildi.

Toplantıda; toplumdan kazanılmış birçok enfeksiyon hastalığının kontrolünde kişisel hijyen alışkanlıklarının çok önemli bir yere sahip olduğuna vurgu yapıldı, enfeksiyon hastalıklarından korunmada en iyi, en etkili ve en ucuz yöntemin el yıkama olduğuna, bu nedenle çocuklarda küçük yaşlardan itibaren doğru teknikle el yıkama alışkanlığının geliştirilmesinin birçok önemli hastalıktan korunmada etkili olduğuna bir kez daha dikkat çekildi.

Ayrıca, toplumda antibiyotiklerin yerinde ve doğru kullanılmaması sonucunda bu grup ilaca direnç gelişmesi görülebiliyor. Bu durumda da sepsis tedavisi için gerektiğinde antibiyotiklerin yeterli etki gösteremediği, dolayısı ile tedavide başarı sağlanmaması söz konusu olabiliyor. Bu nedenle toplumda antibiyotiklerin akılcı kullanılmasının sağlanması da son derece önemli.

SEPSİS TANISI VE TEDAVİSİNDE ZAMANA KARŞI YARIŞILMALI! 

Uzmanlar sepsisin acil olarak, saatler hatta dakikalar içerisinde tanınıp, tedaviye başlanması gereken, zamana karşı yarışılan bir durum olduğunun ve bir halk sağlığı tehdidi haline geldiğinin bilinmesi gerektiğini vurguluyor. Yeni tanı stratejilerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi ile sepsisin seyrinin izlenmesi ve tedavinin yönlendirilmesi son derecede önemli. Bu bağlamda ilgili tıp disiplinlerinin birlikte çalışmasının kaçınılmaz olduğuna işaret ediliyor.


Kaynak:NTV

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir