Hematüride hastaya yaklaşım nasıl olmalı?

12.10.2016
İdrarda kan olarak tanımlanan hematüri, birinci basamak hekimlerinin sıkça karşılaştığı hastalıklardan biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre, hematürili hastanın öyküsü iyi alınmalı, kapsamlı fiziksel muayene yapılmalı ve gerekirse ileri inceleme için sevk edilmeli

Hematürili hastaya yaklaşım ve tedavi konusunda Medimagazin’e açıklamalarda bulunan  19 Mayıs Üniversitesi Üroloji Ana Bilim Dalı’ndan Dr.Ramazan Aşçı, 

‘’Hastalar genellikle idrar rengindeki değişimden korkarlar ve bunu hekime yansıtırlar. Hekimler bunu izlerler ve öykü alarak hastalığın nedenini bulmaya çalışırlar ve en basit tanı yöntemi olan idrar tetkiki ile hematrünin tanısını koymaya çalışırlar.’’ şeklinde konuştu.

Hastanın geliş şikayeti ve eşlik eden durumlarının birinci basamak hekimleri tarafından çok iyi bilinmesi gerektiğini dile getiren Aşçı, ‘’Böbreklerden, idrar yolundan ve mesaneden kaynaklanan hematüride hastanın öyküsünün alınması ve fizik bakıyla çok rahat ayırt edilebilir.   Bu nedenle birinci basamak hekimleri mutlaka iyi bir öykü almalı ve fizik bakı yapmalı.

İyi bir öyküde şunlar sorulmalı;  idrardaki renk değişimi ne zaman başlamış,  uzun mu yoksa kısa süreli mi, eşlik eden bir durum, ağrı var mı, idrarda yanma, idrar yapamama ve idrarı çok az yapma gibi bir durum var mı?  Hekimin bunları mutlaka sorgulaması gerekir.’’ dedi.

‘’Hipertansiyon ve kalp hastalıkları ilaçları hematüri yapabilir’’

Muayene sırasında hekimin dikkat etmesi gereken durumlara değinen Aşçı, ‘’Hekim fizik bakı yaparken mutlaka hastanın tansiyonunu ölçmeli.  Çünkü hipertansiyonda ve kalp hastalarının bazılarında kullanılan ilaçlar, örneğin asprinin yüksek doz kullanımı hematüri yapabilir.  Hekim bunu mutlaka göz önünde bulundurmalı.

Hastanın ödemi var mı yok mu, göğüs kapaklarında şişlik var mı yok mu mutlaka gözlemlenmeli.  Hematüri ödemle seyrediyorsa böbrek ya da sistemik bir hastalık kaynaklı olabilir. Hekim bunu önceden ayırt edebilmeli.’’ dedi.

Hastanın öyküsü ve fizik bakısı sonrası idrar tetkikinin temel adım olduğunu vurgulayan Aşçı, ‘’İdrarda bir büyük büyütmede üç adet eritrositten fazla eritrosit varsa, o zaman buna mikroskopik hematüri diyoruz. Gözle her şey normal, idrarda değişim yok ama idrar tetkikinde eritrosit var.  Bu mikroskopik hematürinin birçok nedeni var.  Bunlar; böbrek, idrar yolu, mesane ve üretra kaynaklı olabilir.  Böbrek kaynaklı hematürilerin çoğu nefritlerdir. Genellikle böbreklerde idrar süzen kısmın hastalıklarından kaynaklanır ve genelde iç hastalıklarının konusudur.’’ açıklamalarında bulundu.

 

‘’Belirli yaşın üzerinde mutlaka idrar yolundaki kanserler akla gelmeli’’

Ürolojinin konusunun hematüriler, böbrek taşları, idrar yolu taşları ve mesane taşı olduğunu ifade eden Aşçı, ‘’Belirli yaşın üzerinde mutlaka idrar yolundaki kanserler akla gelmeli.  Böbrek kanseri, idrar yolu kanseri ve özellikle idrar yolunun içini döşeyen epitelin kanseri, Bu  40-50 yaşın üzerinde daha fazla görülüyor.’’ dedi.

Sigara içmenin hastalığın öyküsünde temel konulardan biri olduğunun altını çizen Aşçı,  ‘’Bir erkek sigara içiyorsa ya da sigara dumanını sürekli teneffüs ediyorsa; bu erkekte hematüri varsa ve ağrısızsa, aksi ispat edilinceye kadar kanser düşünülmeli. Yani hekimler idrar yolunu döşeyen epitelin kanserini düşünmeli ve bu hastalar idrar tetkiki yapıldıktan sonra mutlaka bir ürolog ile konsülte edilmeli.’’ açıklamalarında bulundu.

‘Birinci basamak hekimi yaşa göre hastalığı sınıflamalı’

35 yaş altı ve çocuk hastalarda hematüri kontrolü için idrar tetkikinin istenmesi gerektiğine dikkat çeken Aşçı,  ‘’Birinci basamak hekimi, pratisyen hekim ya da aile hekimi olabilir, hastalarını yaşa göre sınıflamalı. 35 yaş altı ve çocuk hastalar varsa hematüriyi mutlaka teyit etmeli ve idrar tetkiki istemeli. 35 yaş altında erişkin bir hasta ise, bu gerçekten hematüri mi değil mi bir daha tetkik etsinler ve idrar tetkiki ile göstersinler.’’  ifadelerini kullandı.

‘O hastalara ilaç yazdım iyileşirsin dememek lazım’

Hematürinin hem erişkin erkeklerde hem de kadınlarda iki temel nedeni olduğunu ifade eden Aşçı, ‘’Birincisi iyi huylu hastalıklar, bunların içinde taşlar ve enfeksiyonlar var. İkincisi ise kötü huylu hastalıklar, yani kanserleri var.  Bunlar da genellikle böbrekten, idrar yolunun içini döşeyen epitelden ve üreterden kaynaklanan kanserler.

Erkekte ya da kadında, 40-50 yaşın üzerinde sessiz sedasız sadece hematüri varsa,  yani hiçbir yakınması yoksa, sadece idrarda kan varsa aksi ispat edilinceye kadar bunu mesane tümörü olarak kabul etmek gerekir ve mutlaka ileri araştırma yapmak lazım. O hastalara ilaç yazdım iyileşirsin dememek lazım.’’ dedi.

‘Enfeksiyonu tedavi edilmiş hastada hematüri varsa mutlaka ileri inceleme gerekir’

Birinci basamakta aile hekimlerinin hematüri tedavisinde hastayı enfeksiyonu varmış gibi tedavi ettiklerini ifade eden Aşçı,  ‘’Enfeksiyon varsa idrarda lökosit de çıkar. Lökosit çıktığı zaman bunun tedavisi verilebilir.  Ama hematüri sürekli ilerliyorsa o zaman bu hastalara mutlaka ileri inceleme gerekir.  Yani enfeksiyonu tedavi edilmiş hastada hematüri varsa o zaman mutlaka ileri inceleme yapılmalı.'' dedi.

Bazı olgularda hematüri oluşma nedeninin belli olmadığını dile getiren Aşçı,

 ‘’Mesela hasta ağır egzersiz yapmışsa, bu hastada hiçbir neden bulunamayan hematüri olabilir.  Bu ileri incelemeler ile ayırt edilebilir.  Hekim ister birinci basamak, isterse uzman olsun hematürili hastayı ciddi olarak ele almalı.  Enfeksiyon da olabilir ama enfeksiyon dışı nedenler de olabilir. Mesela idrar yolu tüberkülozu olabilir, Bu durumda bir kanseri atlamamış ve hemen tedaviye başlamış olursunuz.’’ ifadelerini kullandı.

‘Pıhtılı hematüri varsa bunu ikinci basamağa sevk etmeli’ 

Aşçı, ‘’Birinci basamakta hematürili bir hastada eşlik eden yan ağrı ve  idrarda yanma varsa bu büyük ihtimalle taşa ya da enfeksiyona bağlıdır.  Bu tanıyı birinci basamak hekimi koyup tedavi edebilir.  Ama onun dışında sessiz, pıhtılı hematüri varsa bunu ikinci basamağa sevk etmeli.

Bizim ülkemizde de, benim çalıştığım ortamda da bunu görüyorum birinci basamak aile hekimleri bunu çok iyi tanıyıp, sevk ediyorlar.  Bir hastanın hematürisi varsa onu uzun uzadıya bekletmiyorlar ve sevk ediyorlar.’’ dedi.

medimsgazin.com

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir